Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 125, bir davanın devamı sırasında dava konusunun üçüncü kişiye devredilmesi halinde izlenecek süreci açıkça düzenlemektedir. Özellikle taşınmazlar gibi kayıtla izlenen malvarlığı unsurlarında bu madde, hem davanın sağlıklı ilerleyebilmesi hem de taraf değişikliğinin şeffaf biçimde yapılabilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
HMK m.125/1’e göre;
“Dava konusu olan şey veya hakkın dava sırasında bir üçüncü kişiye devri hâlinde, davacı, devralana karşı davaya devam etmeyi seçebilir.”
Burada davacıya açık bir seçimlik hak tanınır. Dilerse devreden davalıya karşı devam eder, dilerse davaya devralan kişiye yönelir. Ancak bu seçim açıkça yapılmalı ve mahkemeye beyan edilmelidir.
Bu bende göre, davacı, dava konusu malı devredenle olan davasından vazgeçerek, doğrudan devralan kişiye yönelir. Bu durumda, devreden kişi artık davanın tarafı olmaktan çıkar.
Kanun açıkça belirtmektedir:
“Devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumludur.”
Yani davacı, hem devreden hem de devralandan mahkeme masraflarını ve vekâlet ücretini birlikte talep edebilir.
Yargıtay HGK 2025/718 K. sayılı kararında da bu konu detaylandırılmıştır:
“Dava konusu taşınmazın dava sırasında üçüncü kişiye devredilmesi durumunda, HMK m.125 gereği devralanın davaya dahil edilmesi gerekir. Davacı, seçimlik hakkını kullanarak açıkça beyanda bulunmalıdır.”
Bu karar, uygulamada çok önemli bir yol göstericidir. Taşınmazın el değiştirmesi, artık doğrudan davayı ilgilendirmekte; özellikle tapu iptal ve tescil davalarında mahkemelerin taraf tespiti konusundaki yükümlülüğü artmaktadır.
İcra ihaleleri sonucunda taşınmazı iktisap eden kişi, kısa sürede başka birine satış yapabilir. Bu durum, zaman zaman muvazaa şüphesi yaratır.
Davalı, taşınmazı devrederek tedbir taleplerini etkisiz hâle getirmek isteyebilir. Bu gibi durumlarda HMK m.125’e dayalı olarak yeni malik davaya dahil edilir ve yeniden el değiştirme ihtimaline karşı tedbir talebi mümkündür.
HMK m.125, davacının davasını etkin biçimde yönlendirebilmesi için bir fırsattır. Davacı, davalı değişikliğini zamanında ve açık şekilde yapmalı, delillerini buna göre uyarlamalıdır.
Yargıtay ve HGK kararları da göstermektedir ki bu konuda yapılacak hukuki özen, çoğu zaman davanın kaderini belirlemektedir.
Taşınmaz devri halinde davaya eski davalıyla devam etmek zorunda değilsiniz. Yeni devralana karşı davaya devam ederek hakkınızı yeni muhatabınızdan da arayabilirsiniz.