Bir çocuğun doğumu sadece bir aile meselesi değildir.
Çalışma hayatı açısından bu, iş hukukunun en kırılgan ve en çok suistimal edilen alanlarından biridir.
Ve açık konuşalım:
Türkiye’de işverenlerin büyük kısmı hâlâ kreşi “imkân varsa yapılır” sanıyor.
Hayır.
Bu bir imkân değil, yükümlülüktür.
Soruyu net koyalım:
Kadın işçi doğum yaptıktan sonra çalışmaya devam edecekse, çocuğa kim bakacak?
Eğer işverenin cevabı yoksa —
orada artık sadece bir eksiklik değil, hukuka aykırılık vardır.
Nitekim:
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.30
- Bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmelik
işverene açıkça şunu söylüyor:
“Çalıştırıyorsan, bakım koşullarını da sağlamak zorundasın.”
“Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla
Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik”
Madde 13’e göre:
➡️ Emzirme odası ZORUNLU
➡️ 0–6 yaş çocuklar için KREŞ ZORUNLU
Ve dikkat et:
Mesafe: En fazla 250 metre
Daha uzaksa: Servis sağlamak zorunlu
Hesaplama: Tüm işyerleri toplamı üzerinden yapılır
Dahil olanlar:
➝ Annesi ölmüş çocuk sahibi erkek çalışanlar da sayıya dahil
Bu tablo şunu söylüyor:
- “İşverenin bahanesi yok.”
Uygulamada işveren ne yapıyor?
- “Kreş açmadım ama sana 2.000 TL veriyorum.”
Kulağa hoş geliyor.
Ama hukuk buna şöyle cevap veriyor:
“Geçersiz.”
Nitekim Legal incelemede açıkça belirtilmiştir:
- Kreş açma yükümlülüğü, para ödeyerek ortadan kaldırılamaz
Hatta Antalya BAM kararında da net:
“Kreş yardımı yapılması, yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.”
Yani:
Para = sorumluluktan kaçış değildir.
Şimdi işin kırılma noktası:
- İşveren kreş açmazsa ne olur?
Cevap:
İşçi haklı fesih yapar.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi diyor ki:
“Çalışma şartlarının uygulanmaması, haklı fesih sebebidir.”
Ve devamında:
“Kreş açma yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren karşısında işçi sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir.”
Daha net söyleyeyim:
- Bu durumda istifa yoktur
- Bu durumda fesih = HAKLI FESİH
Ve sonuç:
✔️ Kıdem tazminatı
✔️ Tüm işçilik alacakları
Hukuk burada aslında şunu koruyor:
Çocuğun yaşam hakkını
Ailenin devamını
Çalışanın insan onurunu
Yani mesele “kreş” değil.
Mesele şu:
- İşçi robot değildir.
Uygulamada tablo hep aynı:
İşçi doğum yapıyor
İşe dönmek istiyor
Kreş yok
İşveren: “Sen hallet” diyor
Ve sonra?
- İşçi ya işten ayrılıyor
- Ya da zorla istifa ettiriliyor
Ama Yargıtay artık buna izin vermiyor:
“Kreş yoksa, çalışma şartı eksiktir.”
Şunu net yazalım:
- Kreş yoksa
- Emzirme odası yoksa
- Çocuk bakım imkânı sağlanmıyorsa
Bu durum:
✔️ Çalışma şartlarının uygulanmaması
✔️ İşçinin haklı fesih hakkı
✔️ Tazminat doğuran bir ihlal
İşveren şunu anlamalı:
“Kadın işçiyi çalıştırmak istiyorsan, onun anneliğini de kabul edeceksin.”
Yoksa hukuk gelir ve der ki:
- “Bu iş ilişkisi zaten sakattı.”
Kreş yoksa, iş yok.
İşveren yükümlülüğünü yerine getirmezse, işçi haklı fesih yapar, tazminatını alır.