Yeni satın alınan bir ev…
Kiralanan bir işyeri…
Tüm belgeler hazır, taşınma tamamlanmış…
Derken elektrik dağıtım şirketinden gelen o klasik cümle:
“Eski abonenin borcu var. Borç ödenmeden yeni abonelik açamayız.”
Peki gerçekten öyle mi?
Kısa cevap:
Hayır.
Türk hukukuna göre, önceki kullanıcıya ait elektrik borcu nedeniyle yeni malik veya yeni kiracı sorumlu tutulamaz. Elektrik dağıtım şirketi de eski borcu gerekçe göstererek yeni abonelik başvurusunu reddedemez.
Çünkü hukukta temel bir ilke vardır:
“Borç şahsidir.”
Yani bir kişinin borcu, başka bir kişiye yüklenemez.
Türk hukuk sisteminde borç ilişkileri kişiseldir.
Bir kişinin yaptığı sözleşmeden doğan borç, kural olarak yalnızca o kişiyi bağlar.
Bu nedenle;
eski malik,
önceki kiracı,
eski işletmeci,
önceki abone
tarafından kullanılan elektrikten kaynaklanan borçlar, yeni malik veya yeni kiracıdan talep edilemez.
Aksi durum;
mülkiyet hakkına,
sözleşme özgürlüğüne,
hukuk devleti ilkesine
aykırılık oluşturur.
Çünkü vatandaş satın aldığı bir taşınmazla birlikte önceki kişinin şahsi borçlarını devralmış olmaz.
Uygulamada bazı dağıtım şirketleri;
“eski borç ödenmeden abonelik açamayız,”
“önceki kullanıcıdan kaynaklı kaçak kullanım var,”
“borç kapanmadan sayaç açılmaz”
şeklinde uygulamalar yapabilmektedir.
Özellikle;
devralınan işyerlerinde,
kiralanan ticari taşınmazlarda,
icradan alınan gayrimenkullerde,
miras kalan taşınmazlarda
bu problem çok sık yaşanmaktadır.
Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bu yaklaşım açıkça hukuka aykırıdır.
Yargıtay uzun yıllardır aynı temel prensibi tekrar etmektedir:
“Yeni malik veya yeni kullanıcı, eski abonenin elektrik borcundan sorumlu tutulamaz.”
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin
23.11.2009 tarihli,
2009/1588 E., 2009/11058 K. sayılı kararında;
aynı kullanım yerine ait önceki dönem elektrik tüketim borçlarının yeni kullanıcıdan talep edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Yargıtay, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine dayanarak şu sonuca ulaşmıştır:
Yeni aboneden, eski kullanıcıya ait borçların ödenmesi istenemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin
10.02.2021 tarihli,
2020/9692 E., 2021/1169 K. sayılı kararında da aynı ilke tekrar edilmiştir.
Kararda;
yeni malik veya yeni kullanıcı gerekli belgeleri sunmuşsa,
önceki abonenin borcu bulunsa dahi,
elektrik dağıtım şirketinin yeni abonelik sözleşmesini yapmak zorunda olduğu
açıkça vurgulanmıştır.
Bu karar özellikle uygulamadaki keyfi işlemlere karşı oldukça önemli bir emsal niteliğindedir.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nde açık düzenleme bulunmaktadır.
Yönetmeliğe göre;
aynı kullanım yerine ait başka müşterilerin geçmiş dönem borçları yeni müşteriden talep edilemez.
Yani hukuk burada çok net konuşmaktadır:
“Taşınmaz değişebilir, kullanıcı değişebilir; ancak borç kişiye bağlı kalır.”
Bu nedenle elektrik şirketlerinin;
eski borcu yeni kullanıcıya yüklemeye çalışması,
abonelik işlemini reddetmesi,
elektriği açmaması,
borç ödenmesini şart koşması
hukuka aykırıdır.
Eğer elektrik dağıtım şirketi;
abonelik başvurusunu reddediyorsa,
eski borcun ödenmesini şart koşuyorsa,
elektriği bağlamıyorsa,
hak arama yolları bulunmaktadır.
Duruma göre;
ihtarname gönderilmesi,
EPDK başvurusu,
Tüketici Hakem Heyeti başvurusu,
Tüketici Mahkemesi davası,
maddi ve manevi tazminat talepleri
gündeme gelebilir.
Özellikle ticari işletmelerde elektrik açılmaması nedeniyle ciddi maddi zararlar doğabilmektedir.
Bir işyerinin elektriksiz bırakılması bazen yalnızca teknik bir problem değil; doğrudan ekonomik yıkım anlamına gelir.
Uygulamada dağıtım şirketleri bazen “kaçak kullanım” gerekçesine de dayanmaktadır.
Ancak burada kritik soru şudur:
Kaçak kullanımı kim yaptı?
Eğer kaçak kullanım önceki kullanıcıya aitse, yeni malik veya yeni kiracının sırf aynı taşınmazı kullanıyor olması nedeniyle otomatik olarak sorumlu tutulması mümkün değildir.
Borç ve sorumluluk şahsidir.
Yargıtay’ın yaklaşımı da bu yöndedir.
Bu uyuşmazlıklar özellikle;
fabrika,
restoran,
market,
atölye,
depo,
üretim tesisi
gibi ticari alanlarda çok daha ağır sonuçlar doğurmaktadır.
Çünkü elektrik olmadan çoğu işletme fiilen çalışamaz hale gelir.
Bazı durumlarda elektrik dağıtım şirketlerinin hukuka aykırı uygulamaları nedeniyle;
üretim durmakta,
müşteri kayıpları oluşmakta,
ticari itibar zarar görmekte,
ciddi ekonomik kayıplar yaşanmaktadır.
Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre tazminat sorumluluğu da gündeme gelebilir.
Bir kişinin borcu, başka bir kişinin omzuna yüklenemez.
Yeni malik olmak;
eski malikin borçlarını devralmak değildir.
Yeni kiracı olmak;
önceki kullanıcının elektrik tüketiminden sorumlu olmak anlamına gelmez.
Hukuk burada çok net bir çizgi çizer:
“Borç şahsidir.”
Elektrik dağıtım şirketleri;
eski abonelik borçlarını,
geçmiş dönem tüketimlerini,
önceki kullanıcıya ait yükümlülükleri
yeni malik veya yeni kullanıcıya dayatarak abonelik işlemini engelleyemez.
Aksi uygulamalar hem mevzuata hem de Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 23.11.2009 T., 2009/1588 E., 2009/11058 K.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 10.02.2021 T., 2020/9692 E., 2021/1169 K.