Bir araç düşünün…
Sıfır kilometre alınmış.
Yetkili servis bakımlı.
Üstelik yüksek bedeller ödenmiş.
Aradan yaklaşık 2 yıl geçiyor…
Ve araç motor yağı eksiltmeye başlıyor.
Servis önce:
“normal,”
“kullanıma bağlı,”
“takip edelim”
diyor.
Sonra motor değişimi öneriliyor.
Peki tüketici böyle bir durumda yalnızca motor değişimini kabul etmek zorunda mı?
Yoksa:
“Ben motoru değişmiş araç değil, sıfır araç satın aldım.”
diyerek aracın yenisiyle değiştirilmesini talep edebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.2025 tarihli kararı bu konuda son derece önemli ve tüketici lehine güçlü bir içtihat ortaya koymuştur.
Ve bu kararın en dikkat çekici yönü şudur:
Arızanın satın alma tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra ortaya çıkmış olması, tüketicinin değişim hakkını ortadan kaldırmamıştır.
İşte kararın piyasada büyük ses getirecek noktası tam olarak budur.
Davacı tüketici, sıfır kilometre aracı yetkili satıcıdan satın almıştır.
Araç:
garanti kapsamında,
düzenli yetkili servis bakımlı,
kullanım kılavuzuna uygun şekilde kullanılmaktadır.
Ancak yaklaşık iki yıl sonra araçta:
ortaya çıkmıştır.
Yetkili servis incelemeleri sonucunda:
Motor bloğunun komple değiştirilmesi gerektiği
tespit edilmiştir.
Ancak tüketici motor değişimini kabul etmeyerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.
Uygulamada satıcı firmaların en sık kullandığı savunmalardan biri şudur:
“Araç uzun süre kullanıldıysa artık değişim olmaz.”
Hatta birçok tüketiciye:
“Kilometre yükselmiş,”
“Araç kullanılmış,”
“Artık ancak tamir yapılabilir,”
“Motor değişimi yeterli”
denilmektedir.
Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu dosyada son derece net konuşmuştur:
Gizli ayıp sonradan ortaya çıkıyorsa, sırf zaman geçti diye tüketicinin değişim hakkı ortadan kalkmaz.
Bu yaklaşım özellikle:
kronik motor arızaları,
yağ eksiltme problemleri,
üretim kaynaklı mekanik kusurlar,
zamanla belirginleşen sistemsel arızalar
bakımından tüketici lehine çok güçlü bir emsal niteliğindedir.
Dosyada satıcı taraf temel olarak şunu savunmuştur:
“Motor değiştirilsin, sorun çözülsün.”
Ancak Hukuk Genel Kurulu bu yaklaşımı yeterli bulmamıştır.
Çünkü Yargıtay’a göre:
motor aracın temel unsurudur,
motor değişimi ikinci el piyasa değerini etkiler,
tüketicinin sıfır araç beklentisini zedeler,
araç ekonomik olarak değer kaybına uğrar.
Ve kararın en önemli cümlelerinden biri şudur:
“Motor yenisi ile değiştirilse bile araç değer kaybına uğrayacaktır.”
Bu nedenle Kurul;
tüketicinin araç değişimi talebinin:
orantısız olmadığına,
hakkın kötüye kullanılması sayılamayacağına
karar vermiştir.
Kararda ayrıntılı şekilde “gizli ayıp” kavramı da değerlendirilmiştir.
Gizli ayıp;
ilk bakışta anlaşılmayan, kullanım sürecinde ortaya çıkan ve maldan beklenen faydayı azaltan ayıptır.
Somut olayda:
aracın normalin üzerinde yağ yakması,
problemin kullanım sürecinde ortaya çıkması,
bunun motor sistemini etkilemesi,
ileride daha büyük mekanik risk doğurması
gizli ayıp olarak kabul edilmiştir.
Dosyada dikkat çeken bir diğer savunma da şuydu:
“Araç uzun süre kullanıldıysa ciddi ayıp yoktur.”
Ancak Hukuk Genel Kurulu bunu da kabul etmemiştir.
Özellikle:
yargılamanın uzun sürmesi,
aracın süreç boyunca kullanılmasının zorunlu olması,
kilometrenin dava sürecinde artması
tüketici aleyhine yorumlanmamıştır.
Çünkü hukuk gerçek hayatı görür.
Bir kişinin yıllarca süren dava boyunca aracını hiç kullanmaması beklenemez.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici;
sözleşmeden dönme,
bedel indirimi,
ücretsiz onarım,
ayıpsız misli ile değişim
haklarından birini seçebilir.
Yargıtay da açık şekilde:
“Kural olarak seçim hakkı tüketiciye aittir.”
demektedir.
Bu nedenle satıcı her durumda:
“Sadece tamir ederiz.”
deme hakkına sahip değildir.
Çünkü uygulamada birçok tüketici;
kronik motor arızaları,
yağ eksiltme problemleri,
şanzıman sorunları,
üretim kaynaklı sistem arızaları
karşısında yalnızca tamiri kabul etmek zorunda olduğunu düşünmektedir.
Oysa bu karar çok güçlü bir mesaj vermektedir:
“Büyük ve üretim kaynaklı gizli ayıplarda, aradan yıllar geçmiş olsa bile araç değişimi mümkündür.”
Özellikle:
motor değişimi gerektiren arızalar,
süreklilik gösteren mekanik problemler,
gizli üretim hataları
bakımından bu karar emsal niteliğindedir.
Bir kişi sıfır kilometre araç satın alırken yalnızca motor ve kaporta satın almaz.
Aynı zamanda:
güven,
sorunsuz kullanım,
kalite,
ekonomik değer,
huzur
satın alır.
Eğer araç daha birkaç yıl içinde ciddi motor problemleri vermeye başlıyorsa, hukuk tüketiciyi korur.
Ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kararla çok net bir mesaj vermektedir:
“2 yıl geçmiş olması, gizli ayıplı araçta değişim hakkını ortadan kaldırmaz.”
Çünkü bazen araç çalışmaya devam eder…
Ama tüketicinin o araca olan güveni artık eskisi gibi olmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.10.2025 T., 2025/259 E., 2025/594 K.